Sosyal Medya Lincine Karşı Sağduyulu Analiz ve Dijital Okuryazarlık Şart
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; sosyal medya lincinin nöropsikolojik ve psikolojik boyutlarını değerlendirdi. Linç anında beyinde dopamin ve oksitosin birleşimiyle "karanlık tutkal" etkisinin oluştuğunu belirten Tarhan, bu durumun kişiye kötücül bir haz verdiğini ve dijitalleşmenin vicdan mekanizmasını devre dışı bıraktığını vurguladı.
SOSYAL MEDYA LİNÇÇİLERİNDE BEYİN "KARANLIK TUTKAL" SALGILAYARAK HAZ ÜRETİYOR
Sosyal medyada giderek yaygınlaşan linç kültürü, toplumsal ve bireysel ruh sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medya lincinin nöropsikolojik temellerini ve psikolojik dinamiklerini değerlendirerek önemli uyarılarda bulundu.
Eleştiri ve Linç Arasındaki İnce Çizgi: "Neşter ile Balyoz Farkı"
Eleştiri ile linç eyleminin karıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ikisi arasındaki farkı şu benzetmeyle ifade etti:
"Eleştiri, bir cerrahın neşteri gibidir; amacı düzeltmektir. Linç ise balyozla vurmak gibidir, yok etmeyi hedefler. Linç psikolojisinin temelinde bireyin kendini ahlaki olarak üstün hissetme ihtiyacı yatar. Kişi lince katıldığında 'Ben ondan daha iyiyim' duygusuyla geçici bir psikolojik tatmin yaşar."
Dijitalleşmenin insanın iç vicdan mekanizması olan "iç bekçinin" önüne duvar ördüğünü belirten Tarhan, bu durumun "dijital cellatlık" ve "dijital engizisyon" kavramlarını doğurduğunu söyledi.
Nöropsikolojik Boyut: "Karanlık Tutkal" Etkisi Nedir?
Linç davranışı sırasında beyinde meydana gelen kimyasal süreçleri açıklayan Prof. Dr. Tarhan, öfke ve haz mekanizmasının nasıl işlediğini aktardı:
-
Öfke ve Dopamin: Kötülük ve öfke duygusu kişiye haz vererek beynin dopamin salgılamasına yol açıyor.
-
Grup Etkisi ve Oksitosin: Eylem bir grup halinde gerçekleştirildiği için toplu hareket etme ve bağlanma hormonu olan oksitosin devreye giriyor.
-
Karanlık Tutkal: Dopamin ile oksitosinin aynı anda salgılanması beyinde "karanlık tutkal" etkisini oluşturuyor ve bireyin bu kötücül davranıştan yoğun bir haz almasını sağlıyor.
Sürü Psikolojisi ve Zayıf Ego
Linç eylemine katılan bireylerin genellikle zayıf bir egoya ve duygusal boşluğa sahip olduğunu vurgulayan Tarhan; özgüveni sağlam kişilerin durumu analiz ettiğini, zayıf egolu kişilerin ise düşünmeden kalabalığa katıldığını belirtti. Organize trol gruplarının "bando etkisi" veya "sürü psikolojisi" yaratarak 50-100 kişilik gruplarla kitleleri arkalarından sürüklediğini ifade etti.
Linçe Maruz Kalanlar İçin Sağduyulu Yol Haritası
Lincin yarattığı travmanın "dijital kırılgan kişiliğe" sahip bireylerde post-travmatik stres bozukluğuna, uzun süreli depresyonlara ve iş gücü kaybına yol açabildiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, linç karşısında izlenmesi gereken adımları sıraladı:
-
Sakin Analiz: Aceleci tepkiler vermeden "Bu olayda ben yüzde kaç hatalıyım?" sorusu sorulmalı.
-
Özür Dileme Erdemi: Hata varsa samimiyetle özür dilenmeli. Toplum genellikle özür dileyen kişiye yönelik linci sürdürmez.
-
Sakin ve Gerekçeli Açıklama: Hatalı olunmayan durumlarda doğru olan, sakin bir dille gerekçeleriyle aktarılmalı.
-
Profesyonel Destek: Kamuoyunca tanınan kişiler medya/iletişim danışmanlığı almalı, psikolojik açıdan sarsılanlar profesyonel yardım istemeli.
Dijital Dünyayı Yönetmek: Regülasyon ve Şeffaflık Şart
Dijital mecraların "mayın tarlası" gibi olduğunu ifade eden Tarhan; çocukların 10 yaş öncesinde zaman yönetimi eğitimi alması, sosyal medya algoritmalarının şeffaflaştırılması, hukuki yaptırımların artırılması ve "unutulma hakkı"nın etkin uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Gönderen: haber





