6 Mayıs 2025 Salı
Festival Şehri mi, Gerçek Şehir mi?

Festival Şehri mi, Gerçek Şehir mi?

Konuk Yazar
Konuk Yazar

Festival Şehri mi, Gerçek Şehir mi?

Son günlerde sosyal medyada küçük ama etkili bir karşılaştırma dikkatimi çekti. Bir yurttaş, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin sosyal medya sayfalarını yan yana koymuş. Kısa ama çok şey anlatan bir gözlemde bulunmuş: “Bir tarafta şehrine yatırım yapan bir başkan, diğer tarafta festivalden festivale koşan bir başkan.”

Bu satırlar bana bir süredir içimde taşıdığım bir hissi tekrar hatırlattı: Eskişehir’de belediyecilik artık derinlikten uzaklaştı, yüzeyde geziniyor. Şehir bir süredir makyaj yapıyor ama alt yapısını unuttu.

Eskişehir, 2000’li yıllarda “örnek şehir”, “Avrupa kenti” gibi sıfatlarla anıldı. Gerçekten de o dönem yapılan bazı büyük projeler —tramvay, Porsuk çevresi düzenlemesi, kent parkları— Türkiye’de şehircilik açısından çığır açıcıydı. Ancak zaman ilerledikçe, bu ivmenin yerini bir kısır döngü aldı. Proje üretmekten çok, geçmiş başarıların üzerine yatmak ve PR yapmak öne çıktı.

Bugün belediyenin resmi sosyal medya hesaplarına baktığınızda, karşınıza çıkan ilk görseller şenlik açılışları, dans gösterileri, söyleşiler, kültür-sanat etkinlikleri… Elbette kültür-sanat şehir yaşamının vazgeçilmezidir. Ancak bir kentin kültürel canlılığı, fiziki sorunları örtemez.

Mesela altyapı? Şehrin neredeyse tamamında yağmur yağdığında yürüyemeyecek hale gelen sokaklar var. Kentsel dönüşüm? 12 yılda sadece 12 daire yapılabilmiş olması tam bir başarısızlık hikâyesi. Ulaşım? Yetersiz hatlar, tıklım tıklım otobüsler, raylı sistemin gelişmemesi. Su? Türkiye’nin en pahalı su tarifelerinden biri Eskişehir’de uygulanıyor. Üstelik zaman zaman musluklardan gelen suyun kalitesi de tartışmalı hale geliyor.

Diğer şehirlerde, belediyeler şehrin su ihtiyacını karşılamak için yeni barajlar yapıyor, ulaşımı rahatlatmak için raylı sistem ağlarını genişletiyor, trafik sorununu çözmek için köprü ve battı-çıktılar inşa ediyor. Eskişehir'de ise "bir açılış daha yaptık" diye alkış toplayan bir yönetim tarzı hâkim.

Ama alkışlar artık eski coşkusunda değil. Çünkü vatandaşın yaşadığı gerçeklik çok farklı. Eskişehirli artık yalnızca şenlik değil, çözüm de istiyor. Gençler konserle mutlu oluyor ama iş de istiyor. Emekliler ücretsiz etkinlikleri seviyor ama ucuz ulaşım da bekliyor. Velhasıl şehirde yalnızca afişler değil, yollar da asfalt istiyor.

Üstelik bu eleştirileri dile getirdiğinizde bir koro başlıyor: “Beğenmiyorsan başka şehirde yaşa!” Eskişehir'in hâlâ "Avrupa kenti" olduğuna inanan, eleştiriye tahammülsüz bir çevre, her sesi bastırmaya çalışıyor. Ancak artık herkesin şapkayı önüne koyması gereken bir döneme giriyoruz.

Şehirler, vitrinle değil, mutfağıyla ayakta kalır. Eskişehir, bu haliyle büyük bir kültür köyüne dönüşüyor. Ne doğru düzgün büyüyor, ne kendini yeniliyor. Bu kısır döngü, vizyonsuzlukla birleşince ortaya "görüntüsü modern, ruhu yorgun" bir kent çıkıyor.

Bugün hala "Avrupa şehriyiz" diyenlere tek sorum şudur: Avrupa şehirleri, altyapısı çökmüş, yatırım bekleyen mahalleleri festivalle avutmaz.

Gerçek belediyecilik, göz boyamak değil; sorun çözmektir.

 

Teyfik Nezen



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası

Eskişehir Öğrenci Apartları, Yurtları

Öğrenci apart ve yurtlarının listesi, harita konumları, fotoğraf ve detay bilgileri, fiyatları

Eskişehir Günlük Kiralık Ev

Espark Karşısı Günlük Kiralık Ev

Eskişehir Ücretsiz Seri İlanlar

Eskişehir İş İlanları, Bilgisayar ve Parçaları, Bisiklet/Motosiklet, Bitki-çiçek / Süs-ev Bitkileri, Cep Telefonu, Ders-Eğitim Verenler / Almak İsteyenler, Diğer İlanlar, Ev Arkadaşı, Ev Eşyası, Evcil Hayvanlar, Kitap, Müzik Aletleri, Spor Malzemeleri, İş Arayanlar, İşçi-Eleman Arayanlar