Anadolu’da Arkeolojinin Altın Çağı: 776 Noktada Dev Kazı Hamlesi!
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen törende Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı kazı seferberliğini ilan etti. 2025 yılında 776 noktaya ulaşan arkeolojik çalışmalar, 2026’da 800 noktayı aşacak. Bakan Ersoy, çalınan 22 yıllık Melek heykelini de ait olduğu yere, Heybeliada Aya Yorgi Manastırı’na iade etti.
Türkiye, kültürel mirasın korunması ve çalınan eserlerin geri getirilmesi konusunda uluslararası arenada gövde gösterisi yapıyor. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen programda konuşan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, müzecilikten restorasyona, yapay zekâ destekli güvenlik sistemlerinden UNESCO listesindeki başarılara kadar geniş bir tablo çizdi.
MELEK HEYKELİ EVİNE DÖNDÜ
Törenin en duygusal anı, 2004 yılında Denizli’de ele geçirilen ve Heybeliada’daki Aya Yorgi Manastırı’ndan çalındığı tespit edilen Melek heykelinin Fener Rum Patrikhanesi’ne teslim edilmesi oldu. Bakan Ersoy, bu iadenin sadece bir hukuk süreci değil, Anadolu’nun kadim hoşgörü kültürünün bir nişanesi olduğunu vurguladı:
"Bu teslim; bir eserin yerine dönmesi olduğu kadar, kültürel bir hafızanın tamamlanması ve ortak değerlerimizin somut bir tezahürüdür."
RAKAMLARLA KÜLTÜREL ATILIM (2018-2026)
Bakanlığın yürüttüğü projeler, Türkiye’nin bu alana ayırdığı dev bütçeyi ve saha gücünü ortaya koyuyor:
-
60 Milyar TL: Restorasyon, müze inşası ve çevre düzenlemesine ayrılan toplam yatırım.
-
13.451 Eser: 2002’den bu yana yurt dışından Türkiye’ye iadesi sağlanan tarihi varlık sayısı.
-
33 Milyon Ziyaretçi: 2025 yılı itibarıyla müze ve ören yerlerine gelen rekor ziyaretçi sayısı.
-
7,5 Milyar TL: "Geleceğe Miras" projesi kapsamında arkeolojik kazılara sağlanan destek tutarı.
YAPAY ZEKÂ İLE "ESER KİMLİKLENDİRME" DÖNEMİ
Bakan Ersoy, teknoloji kullanımında da bir eşiğin aşıldığını duyurdu. TraceArt sistemi ile küresel ölçekte kaçakçılık takibi yapılırken, "Tarihî Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirme Projesi" ile 600 binden fazla eser güvence altına alındı.
-
DNA Benzeri İzler: Eserlere kopyalanamayan ve gözle görülemeyen özel bir teknoloji uygulanarak sahtecilikle mücadelenin dijital boyuta taşındığı belirtildi.
UNESCO’DA GÜÇLENEN TÜRKİYE
2025 yılında Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri’nin de kaydedilmesiyle Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki varlık sayısı 22’ye yükseldi. Bakan Ersoy, geçici listedeki 79 varlığın da kalıcı listeye alınması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
ARKEOLOJİDE "GELECEĞE MİRAS" VİZYONU
Bakan Ersoy’un açıklamaları, Türkiye’nin arkeolojiyi sadece bir "kazı" faaliyeti olarak değil, bir yumuşak güç ve turizm motoru olarak gördüğünü kanıtlıyor:
-
Gece Müzeciliği: 27 noktada başlayan uygulama ile 600 bin ek ziyaretçi çekilmesi, turizmin 24 saate yayılmasını sağladı.
-
Taş Tepeler Projesi: Şanlıurfa merkezli bu çalışma, Neolitik döneme dair tüm dünya ezberlerini bozarak Türkiye’yi küresel arkeolojinin merkezine yerleştirdi.
-
İnanç Ayrımı Gözetmeksizin Koruma: Selimiye’den Sümela’ya, Ayasofya’dan Aziz Nikolaos Kilisesi’ne kadar her inancın mirasının aynı titizlikle korunması, Türkiye’nin "Barışın Adresi" imajını tahkim ediyor.
Gönderen: haber





