Ağız Kuruluğu Basit Bir Susuzluk Olmayabilir!
Sadece Susuzluk Olmayabilir: Sürekli Ağız Kuruluğu Ciddi Hastalıkların Habercisi!
Sıcak havalarda ve yetersiz sıvı tüketiminde sıkça karşılaşılan ağız kuruluğu, her zaman basit bir susuzluktan kaynaklanmıyor. Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz; diyabet, tiroit ve Sjögren sendromu gibi hastalıkların habercisi olabilen ağız kuruluğunun (kserostomi) hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.
Sıcak yaz günlerinde veya yetersiz sıvı alımında geçici ağız kuruluğu yaşanması oldukça doğal bir durum. Ancak bu durum sürekli bir hale geldiyse ve kişi gün içinde dinmeyen bir su içme ihtiyacı hissediyorsa, altından ciddi sağlık sorunları çıkabiliyor.
Tıbbi adı "Kserostomi" olan ağız kuruluğu hakkında önemli açıklamalarda bulunan Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, şikâyetlerin birkaç haftadan uzun sürmesi halinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini belirtti.
Mide ve Tansiyon İlaçlarından Bağışıklık Sistemi Hastalıklarına...
Ağız kuruluğunun sadece susuz kalmaktan ibaret olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, altta yatabilecek olası nedenleri şu şekilde sıraladı:
-
Sistemik Hastalıklar: Diyabet (şeker hastalığı), tiroit rahatsızlıkları ve bağışıklık sistemi hastalığı olan Sjögren sendromu.
-
İlaç Yan Etkileri: Tansiyon ilaçları, antidepresanlar, alerji (antihistaminik) ilaçları ve idrar söktürücüler.
-
Nörolojik ve Medikal Geçmiş: Bazı nörolojik rahatsızlıklar ile baş-boyun bölgesinden radyoterapi (ışın tedavisi) almış olmak.
Tükürük Eksikliği Diş Çürüklerini ve Enfeksiyonu Hızlandırıyor
Tükürüğün ağız sağlığının en doğal koruyucu kalkanı olduğuna dikkat çeken Dr. Yavuz, tükürük miktarının azalmasıyla vücudun doğal savunma mekanizmasının çöktüğünü ifade etti.
Tükürük azaldığında ortaya çıkan tehlikeler şunlar:
-
Dişlerin boyun ve kök bölgelerinde hızlı gelişen çürükler,
-
Diş eti iltihaplarının kolaylaşması ve kronikleşmesi,
-
Ağız içinde Candida mantarına bağlı enfeksiyonların sıklaşması,
-
Şiddetli ve geçmeyen ağız kokusu.
Bu Belirtiler Varsa Vakit Kaybetmeyin!
Geçici durumların aksine bazı alarm belirtilerinin mutlaka hekim değerlendirmesi gerektirdiğini aktaran Dr. Sedanur Yavuz, şu semptomlara dikkat çekti:
"Gece ağız kuruluğu nedeniyle sık sık uyanmak, yanınızda su olmadan konuşamamak, yutma güçlüğü çekmek, dilde yanma ve çatlaklar oluşması, dudakların sürekli çatlaması ve çok kısa sürede birden fazla diş çürüğünün ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmalıdır."
Yapılan En Büyük Hata: Sadece Su İçmek ve Alkollü Gargara Kullanmak
Ağız kuruluğu yaşayan hastaların en sık yaptığı hatanın durumu sadece su içerek çözmeye çalışmak olduğunu belirten Dr. Yavuz, uyarılarda bulundu:
-
Su Tedavi Etmez: Su geçici bir rahatlama sağlar fakat çalışmayan tükürük bezlerini tedavi etmez.
-
Alkollü Gargaralardan Kaçının: Alkol içeren ağız bakım ürünleri ağız dokusunu daha da kurutur.
-
Tükürük Akışını Destekleyin: Şekersiz ve tercihen ksilitol içeren sakızlar tükürük salgısını artırmaya yardımcı olabilir.
-
Kötü Alışkanlıkları Bırakın: Aşırı kahve ve şekerli içecek tüketimi, sigara kullanımı ve ağızdan nefes alma alışkanlığı kuruluğu tetikler.
Tedavi Nasıl Planlanıyor?
Ağız kuruluğunun tek başına bir hastalık değil, bir sonuç veya belirti olduğunu vurgulayan Dr. Sedanur Yavuz, izlenen tedavi protokolünü özetledi:
İlk olarak hastanın kullandığı ilaçlar ve var olan sistemik hastalıkları incelenir. Gerekli görüldüğünde ilgili tıp branşlarıyla (Dahiliye, Endokrinoloji vb.) dirsek teması kurulur. Ağız hijyeninin maksimuma çıkarılması için florür desteği, özel ağız nemlendiricileri ve ileri vakalarda yapay tükürük preparatları veya tükürük artırıcı ilaçlar reçete edilir.
Gönderen: haber





