Üniversite Öğrencilerinde Ruh Sağlığı Alarm Veriyor!
Gençlerin En Kırılgan Dönemi: Üniversiteye Geçişte Depresyon ve Kaygı Alarmı
Dünyanın en prestijli bilimsel dergilerinden Nature'da yayımlanan kapsamlı bir araştırma, üniversite öğrencileri arasındaki ruh sağlığı sorunlarının son on yılda küresel bir krize dönüştüğünü ortaya koydu. 72 bin 288 lisans öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışma; kaygı, depresyon ve intihar düşüncesi gibi vakalardaki artışın üniversitelerin mevcut destek sistemlerini zorladığını kanıtladı. Araştırmayı değerlendiren Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, gençlerin içinde bulunduğu ruhsal tabloya dair kritik uyarılarda bulundu.
En Riskli Yaş Grubu: 20-29 Yaş Aralığı
Dr. Hazal Ayas, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dayanarak ruhsal bozuklukların en hızlı artış gösterdiği yaş grubunun 20-29 aralığı olduğunu belirtti. Bu dönemin hem biyolojik hem de toplumsal değişimlerle dolu olduğunu vurgulayan Ayas, "Şizofreni ve bipolar bozukluk gibi rahatsızlıkların başlangıç yaşı ortalama 19-25 arasına denk geliyor. Bu biyolojik zemine; aileden bağımsızlaşma, artan sorumluluklar ve akran ilişkileri gibi stres faktörleri de eklenince kırılganlık artıyor" dedi.
Pandemi Sonrası "Ruhsal Kriz" Devam Ediyor
Pandeminin sadece fizyolojik değil, sosyal ve ruhsal bir kriz olduğunun altını çizen Dr. Ayas, 2013'ten bu yana süregelen artışın pandemi döneminde zirve yaptığını ifade etti. Kısıtlamalar sona erse de psikolojik etkilerin uzun soluklu olacağını belirten uzman, öğrencilerin gelecek kaygısı ve ekonomik zorluklarla baş başa kalmasının depresyon ve kaygı bozukluklarına zemin hazırladığını söyledi.
Ekonomik Zorluklar ve Gelecek Endişesi Başlıca Nedenler
Araştırma sonuçlarına göre, üniversite yaşamındaki bağımsızlık aslında bir gelişim fırsatıyken; mali dezavantajlar, gelecek kaygısı ve sosyal destek eksikliği bu süreci bir dezavantaja dönüştürebiliyor. Dr. Ayas, özellikle ailesinden farklı bir şehirde yaşayan öğrencilerin daha fazla risk altında olduğuna ancak bu deneyimin doğru destekle yetişkinlik için güçlü bir temel oluşturabileceğine dikkat çekti.
Çözüm: Koruyucu Ruh Sağlığı ve Pozitif Psikoloji
Sorunlar ortaya çıkmadan önlem alınması gerektiğini vurgulayan Dr. Ayas, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
-
Erişilebilir Destek: Üniversite bünyesindeki psikolojik danışmanlık birimleri daha görünür ve ulaşılabilir olmalı.
-
Sosyal Beceri Gelişimi: Kulüp faaliyetleri, festivaller ve şenliklerle öğrencilerin olumlu yaşam deneyimleri artırılmalı.
-
Maddi Destek: Sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrencilere yönelik ekonomik yardım paketleri devreye alınmalı.
-
Psikolojik Esneklik: Gençlere duygularını tanıma ve düzenleme becerileri kazandırılmalı.
Türkiye’de Bir İlk: Pozitif Psikoloji Dersleri Üsküdar Üniversitesi, bu alandaki ihtiyacı yıllar öncesinden öngörerek 2013 yılından bu yana Pozitif Psikoloji dersini zorunlu ders olarak müfredatına aldı. Dünyanın sayılı üniversitelerine bu konuda öncü olan kurum, "mutluluk bilimini" akademik bir disiplin olarak öğrencilerine sunarak koruyucu ruh sağlığı çalışmalarında model oluşturmaya devam ediyor.
Gönderen: haber





