Ekranı Yasaklamak Çözüm Değil: Yaz Tatili İçin Ebeveynlere "Aile Sözleşmesi" Önerisi
Yaz Tatilinin Yeni Sokağı Ekran: Uzmanlar "Süreye Değil Sorumluluğa Odaklanın" Diyor
26 Haziran’da karnelerin alınmasıyla başlayan yaz tatilinde çocukların ekran başında geçireceği süre ailelerin en büyük gündemi oldu. Uzmanlar, her uzun süreli teknoloji kullanımına hemen "bağımlılık" etiketi yapıştırılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Önce Sorumluluk Sonra Ekran: Dijital Dünyada Sınır Koymanın Gerçekçi Yolları
Sokakların Yerini Dijital Platformlar Aldı
Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümünden Arş. Gör. Seher Sav, yaz tatiliyle birlikte yeniden alevlenen ekran süresi tartışmalarına ilişkin ezber bozan açıklamalarda bulundu. Geçmişte çocukların gün boyu mahallede ve sokaklarda akranlarıyla zaman kavramından bağımsız oyunlar oynadığını hatırlatan Sav, günümüzde bu sosyal alanların yerini büyük ölçüde dijital platformların aldığını belirtti. Ailelerin ve uzmanların ekranı doğrudan bir "bağımlılık" sorunu olarak görme eğiliminde olduğunu söyleyen Sav, çocukların oyun oynama isteğinin tarih boyunca hep çok güçlü olduğunu ve kendilerini kaptırdıklarında zamanı unuttuklarını ifade etti.
Her Uzun Süre Ekran Başında Kalma Bağımlılık Değildir
Günde 1 ila 3 saatlik ekran sınırlandırmalarının gerçek hayatta uygulanmasının zor olduğunu dile getiren Seher Sav, konuya daha soğukkanlı yaklaşılması gerektiğini vurguladı. Sav, "Eskiden bir çocuk sabahtan akşama kadar saklambaç oynadığında buna saklambaç bağımlılığı denmezdi. Bugünün çocuklarının eğlence anlayışında ekranın önemli bir yer tuttuğunu kabul etmek gerekir. Sorumluluklarını yerine getiren bir çocuğun ekran karşısında uzun süre vakit geçirmesi, onun teknoloji bağımlısı olduğu anlamına gelmez" diyerek, asıl değişen durumun çocukların ebeveyn isteklerini duymazdan gelmesi veya ertelemesi olduğunu, meselenin bir sorumluluk ve ilişki değişimi üzerinden okunması gerektiğini aktardı.
Formül Net: Önce Sorumluluk, Sonra Keyifli Etkinlik
Ekrana karşı sınır koyarken sadece süreye odaklanmanın kalıcı çözüm üretmediğini belirten uzman, sınırların sorumluluklar üzerinden inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Çocuklara "önce sorumluluk, sonra keyifli etkinlik" alışkanlığının kazandırılmasının hayati olduğunu ifade eden Sav, şu tavsiyelerde bulundu:
-
Çocuk uykudan uyanır uyanmaz ya da doğrudan ekran başına geçmemelidir.
-
Yaz tatili için planlanan günlük kitap okuma, tatil kitabından bölüm tamamlama veya test çözme gibi akademik görevler öncelikle bitirilmelidir.
-
Bu sorumluluklar tamamlandıktan sonra çocuk, ekran kullanımı ve dijital oyunlar konusunda özgür bırakılmalıdır.
Sanal Dünyanın Tehlikelerine Karşı "Yaz Tatili Sözleşmesi"
Ekran kullanımının tamamen zararsız olmadığının altını çizen Seher Sav, ailelerin çocuklarının sanal dünyada kimlerle iletişimde olduğunu mutlaka bilmesi gerektiği konusunda uyardı. Özellikle çevrim içi mesajlaşma içeren oyunlarda yaşça büyük kişilerin çocuklarla temas kurmasının ciddi riskler barındırdığını söyleyen Sav, geçmişte sokaktaki arkadaşları takip eden ebeveynlerin bugün de dijital arkadaşlıkları takip etmesi gerektiğini belirtti. Bu süreci sağlıklı yönetmek adına ailelerin çocuklarıyla bir araya gelerek kararlı ve tavizsiz uygulanacak bir "Yaz Tatili Sözleşmesi" hazırlamasını ve her teknolojik gelişmeye bağımlılık demek yerine çocukları bu dünyaya bilinçli hazırlamasını önerdi.
Gönderen: haber





