Arabasız Pazar İnadı Vatandaşı İsyan Ettirdi: "Caddeler Sürücülerin Değil mi?"
"Caddeler Bizim" Sloganı Sürücüleri "Düşman" mı İlan Ediyor?
"Arabasız Pazar" Değil, "Sorunsuz Trafik" Bekliyoruz: Vatandaşın Sabrı Taşıyor!
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin "Arabasız Pazar" uygulamasının ikincisi, Ziya Gökalp Bulvarı ve Atatürk Bulvarı gibi şehrin can damarı sayılan noktalarda gerçekleştirildi. Belediye kanadından "insanı merkeze alan kent deneyimi" ve "Caddeler Bizim" sloganlarıyla pazarlanan etkinlik, sosyal medyada ve sahada adeta bir tepki seline dönüştü. Vatandaşlar, zaten dar olan ve trafik yükünü kaldıramayan yolların keyfi olarak kapatılmasını "halka eziyet" ve "vitrin siyaseti" olarak nitelendirdi.
Sürücüler Düşman mı, Paydaş mı?
Belediyenin kullandığı "Caddeler Bizim" söylemi, şehrin ulaşım yükünü sırtlayan sürücüler ve esnaf tarafından tepkiyle karşılandı. Vatandaşlar, "Caddeleri kullanan sürücüler bu şehrin düşmanı mı? Arabalı olduğumuz diğer 6 günde çektiğimiz trafik çilesine neden çözüm üretilmiyor?" sorularını yönelterek, uygulamanın kapsayıcılıktan uzak ve dayatmacı bir mantıkla yürütüldüğünü vurguladı.
Sosyal Medyada Tepki Yağmuru: "Hizmet 0, Algı 10!"
Başkan Ünlüce’nin paylaşımının altına gelen yüzlerce yorum, Eskişehirlilerin gerçek gündeminin "yol kapatmak" değil, "yol açmak" olduğunu kanıtladı. Öne çıkan bazı tepkiler şöyle:
-
Trafik ve Altyapı Çilesi: "Yollar köstebek yuvası, alt yapı yok, trafik felç; siz yol kapatıp fotoğraf çekiniyorsunuz."
-
Alternatif Yol Yokluğu: "Zaten yürüyüş ve bisiklet yolu olan Atatürk Bulvarı’nı kapatmak akıl tutulmasıdır. Çevre yolu ızdırap olurken, şehrin ana damarını kesmek hangi mantığa sığar?"
-
Manevi Değerler Vurgusu: Bazı vatandaşlar ise Noel ve Cadılar Bayramı’ndaki süsleme hassasiyetinin, devam eden mübarek Ramazan ayında Eskişehir meydanlarında gösterilmemesini "kimliğe yabancılaşma" olarak eleştirdi.
Göz Boyama mı, Modern Şehircilik mi?
Vatandaşların büyük çoğunluğu, Avrupa özentisi bir projeyle 50-100 kişilik bir gruba alan açmak için binlerce kişinin mağdur edilmesini "diktatörce bir uygulama" olarak tanımladı. Baksan Sanayi Sitesi, Şirintepe ve Emek Mahallesi gibi bölgelerden gelen "Bizim sokaklara da gelin, çukurdan yürüyemiyoruz" çağrıları, belediyenin önceliklerinin sorgulanmasına neden oldu.
Görünen o ki, Eskişehir halkı "hatıra fotoğrafı" değil, suyun 50 TL, tramvayın 40 TL olduğu bir dönemde gerçekçi ekonomik çözümler ve akıcı bir trafik bekliyor.
Dikkat Çeken Bir Yorum:
Gönderen: haber





